Bu mektup, Sosyal Bilimlerde Araştırmalarda İlerlemeler Dergisi'nde "Uluslararası Ceza Mahkemesi'ne Açık Mektup: Türkiye Cumhuriyeti'nde 6 Şubat 2023 Depremini Kasıtlı Tetikleme Nedeniyle Savaş Suçları ve İnsanlığa Karşı Suçlar İddiası" başlığıyla yayımlandı.
Mektupta, HAARP ve Tromsø gibi elektromanyetik radyasyonu yönlendirebilen teknolojilerin "jeofiziksel sismik istikrarsızlık" oluşturma potansiyeline dikkat çekilerek, bu tür "gizli jeofizik silahların" depremleri tetikleyebileceği iddia edildi. Ayrıca, 1968'de Gordon J. F. MacDonald'ın ordunun gelecekte depremleri tetikleyebilecek araçlar geliştirebileceği öngörüsüne ve 1997'de ABD Savunma Bakanı William Cohen'in bu tür faaliyetlerin varlığını doğrulayan açıklamalarına atıfta bulunuldu.
6 Şubat 2023'te, Suriye sınırına yakın güney Türkiye'de 7,8 büyüklüğünde bir deprem meydana gelmiş, ardından bölgeyi sarsan artçı şoklar ve ikinci bir büyük deprem yaşanmıştı. Bu felaket sonucunda 55.100'den fazla kişi hayatını kaybetmiş, çoğunluğu kadın ve çocuk olmak üzere birçok kişi yaralanmış ve yaklaşık 1,5 milyon insan evsiz kalmıştı.
Bilim insanları, bu olayın doğal bir deprem olmadığını, elektromanyetik iyonosfer ısıtıcı silahlarla kasıtlı olarak tetiklendiğini öne sürerek, UCM'den bu iddiaları soruşturmasını ve sorumluların yargılanmasını talep ettiler.
Bu iddialar, sosyal medyada ve çeşitli platformlarda geniş yankı bulmuş, birçok kullanıcı tarafından tartışılmıştır.
Ancak, bu tür iddiaların bilimsel ve resmi kurumlar tarafından doğrulanmadığını ve mevcut jeofizik bilgiler ışığında depremlerin doğal süreçlerin bir sonucu olarak kabul edildiğini belirtmek önemlidir.